Hasret Gültekin / Rüzgârın Kanatlarında

2016-12-15 15:44:00

Hasret Gültekin

Çağdaş ozan, müzisyen. 1993 te madımak olayı olarak bilinen sivasta madımak otelinin ateşe verilmesi ile yanan 33'ü alevi sanatcı ve düşünür, 2 otel görevlisi olmak üzere 35 kişiden biridir. Olayın karanlık güçlerin devletin belirli kurumlarının göz yumması ile tezgahladığı düşünülmektedir. tepkilerin fazla olması nedeni ile karşı bir olay tezgahlanmış ve misillleme olarak gösterilmek istenmiştir. Hasret gültekinin beste ve kasetleinin bazılarının isimleri şöyledir: Sevdanın güzelliğinde, Canın cana hasretinde, İnançlı yürekleriyle, Kavganın ateşlerinde, Yananlara selam olsun. Hasret Gültekin / Rüzgârın Kanatlarında ...

başbağlar katliamı:
 
Sivas'ta 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan Madımak katliamından 3 gün sonra gerçekleşen ve 33 kişinin öldürüldüğü Başbağlar baskını da aydınlatılmadı. Katliamı yapanlar, cesetlerin yanına 'Sivas'ın intikamı alınmıştır' notu bırakmıştı. Katliamdan yaralı kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar, yıllarca birlikte yaşadıkları Alevi köylerinin hedef gösterilmek istendiğini belirtiyor. Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyü, terörist kıyafetli ve silahlı bir grup tarafından basılmıştı. Akşam namazı vakti gelen saldırganlar, tüm köylüleri önce camide topladı, sonra da meydana götürdü. Daha sonra ise köydeki tüm evleri ateşe verdiler. 

Teröristler, Dersim (Tunceli) ve Çorum'daki olaylar ile daha birkaç gün önce yaşanan Sivas katliamını anlatarak propaganda yaptı. Grup daha sonra ise köylülerin üzerine ateş açtı. 33 köylü, hunharca katledildi. Zaman'ın haberine göre baskından yaralı kurtulan Muhtar Ali Akarpınar, "Uzun yıllar birlikte yaşadığımız Alevi köyleri hedef gösterilmek istendi." diyor. Katliamdan 10 gün sonra Tunceli'nin Ovacık ve Hozat ilçelerindeki 7 köyden 17 kişi, Başbağlar katliamıyla ilişkileri olabileceği iddiasıyla tutuklandı. Ağır yaralı olarak uzun süre hastanede tedavi gören Mehmet Ali Dikkaya, "Tunceli'de tutuklanan köylülerin birçoğunu tanıyorduk. Fakat sanıkların hiçbirini olay günü görmedik." bilgisini veriyor. Dikkaya, soruşturma esnasında ve mahkeme sürecinde söz konusu köylülerle hiçbir zaman yüzleştirme yapılmadığını belirtiyor ve şu ifadeleri kullanıyor: "Katliam sonrasında bir 'Ali Cengiz' olayı döndüğünü şimdi daha iyi anlıyoruz. Uzun yıllar birlikte yaşadığımız Aleviler bize hedef gösterilmek istendi. Fakat bu oyuna gelmedik." Başbağlar katliamı tanıklarından Necati Aydınoğlu ise o akşam teröristlerin elinden saklanarak kurtulduğunu dile getiriyor. 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz