RÜYA VE GERÇEK

2011-05-06 21:36:00

 

RÜYA VE GERÇEK

       Bediüzzaman Hazretlerinin, “Bize gösterdiğin nümûnelerin, gölgelerin asıllarını, membalarını göster.” duasıyla bu hâdis-i şerif birlikte düşünüldüğünde şöyle bir mana kalbe gelir: Rüyadaki insan da yer, içer. O yemekler, onu rüyada tatmin eder. Burada bir gölgenin bir başka gölgeyi doyurması söz konusudur. Ama bu adam uyandığında aç olduğunu anlar ve gerçek gıdasını aramaya başlar.

        Dünya ile oyalanan ve hakikî saadeti unutan insanlar da gölgeyle tatmin olmaktalar. Bunlar, öldüklerinde uyanacaklar ve gerçek tatminin ancak Cennette olacağını hakkıyla anlayacaklar. Ama çoğu insan için artık vakit bitmiş, fırsat kaçmış olacak. Allah Resulü (a.s.m.) kasemle ifade ediyor: “Allah’a yemin olsun ki, ahrete göre dünya, ancak sizden birinin parmağını denize daldırması gibidir. Baksın bakalım kendisine ne dönecek?  Parmağı denizden ne getirebilecek?”  

       Ebedî saadet bir deryadır. Dünya lezzetleri ise parmağı ıslatan su kadar bir şeydir. Bu ıslaklıkta boğulmayan, hafif bir nemde sırılsıklam olmayanlar deryayı buluyorlar. Fâniye aldanmayanlar bakiye eriyorlar. (bizde İnşallah böyle oluruz...)

0
0
0
Yorum Yaz